ZIRHLI HAYVAN ARMADİLLO, YOGA UYGULAMASI VE İNSAN BEDENİ

Updated: Jun 19


Zırhlı bir hayvan olan armadillo, yoga uygulaması ve insan bedeni arasında nasıl bir ilişki olabilir? diyorsan eğer, şimdi tam olarak da bu ilişkiden bahsetmek istiyorum.

İnsan bedenini bir nevi zırhlı bir hayvan bedenine benzeten çok değerli yoga hocalarından birisi olan Tias Little’dır… Tias Little, yoga uygulamasını esasında bedenimizdeki “zırhı sökmek” üzerine yapılan bir çalışma olarak görüyor ve ben de buna kesinlikle katılıyorum…😊



Zırhlı hayvanlar olan ve varlıkları çok da fazla bilinmeyen Armadillo’ların birkaç belirgin özelliği varmış, bunlardan biri zırhlarının kaplumbağalar gibi tek parça halinde olmaması, parçalar halinde ve beden parçaları rahatça hareket edebilecek şekilde bir zırh yapılarının olması. 

Diğeri, çok hassas ve yakalanmaları zor ve laboratuvar ortamında dahi çok kısa süre yaşayabilen bir canlı türü olmaları. Yani onları dışarıdan gözlemleyerek, daha detaylı olarak içsel yapılarını, anatomilerini vs incelemek pek de mümkün değilmiş şimdilik. 

Bir diğer özelliği de zırhları sayesinde kendilerini dış tehlikelere karşı koruyabiliyor olmaları.

Bütün bu özelliklerini neden sıralıyorum çünkü biz insanlar olarak, hem beden anatomimizle hem de psikolojik tarafımızla bu canlı türüyle oldukça benzeşen yönlere sahibiz.

Ancak bu benzerliklerden önce biraz yoga uygulaması ile bedenimizle birlikte psikolojimizde nasıl bir dönüşüm başlattığımızı görmemiz iyi olur diye düşünüyorum.


Öncelikle yoga uygulaması dış zırhımızı eritmek, taşıdığımız fiziksel ve de psikolojik yüklerin ağırlığından kurtulmak için yapılan bir çalışmadır. Yıllar içerisinde etrafımızda oluşmuş olan kalkanı bedensel hareketler ile eritebildiğimizi görmek gerçekten müthiş bir motivasyon sağlıyor.


Peki bu kalkanlar neler? Ve nasıl oluşuyor bu zırhlar? Diyecek olursak, bunun tek bir nedeni yok… Genetik, kültürel iklimin yarattığı koşullar ve baskı, stres, kendi kişisel deneyimlerimizden, özgeçmişimizin anılarından kaynaklananlar, okul, eğitim diye uzar gider bu liste.


Hatta, kendimizi savunmak üzere oluşturduğumuz bu zırha daha büyük ölçekte dünyada fiziksel güvenliğimizi ve özgürlüğümüzü tehdit eden terör olaylarının varlığı, fiziksel sağlığımızı tehdit eden çevre kirliliği, endüstriyel atıklar, ekonomik sıkıntılar, finansal istikrarımızın tehdit altında oluşu da bütün bunlara eklenince, kendimizi korumak oluşturduğumuz bu mekanizma artık nefes almamızı dahi engelleyen bir kabuğa dönüşmeye başlıyor.


Yoga uygulaması, nefes ve beden farkındalığını dahil ederek bilinçli bir şekilde yapılan hareket etme biçimi ile en önemli hedeflerden biri bedeni güçlendirmek, kasları geliştirmek değil. Bacaklarda, kollarda, kalçada yer alan dış kas grupları aslında yükü taşımaya alışkındır. Bu yüzden sırf egzersiz olarak kasları şişirmeyi, daha da güçlendirmeyi amaçlayan sporlar bizim oluşmuş olan bu dış zırhımızı daha da kuvvetlendirmeye yarıyor. Hareket etmenin faydaları var şüphesiz ancak burada özellikle yoga açısından hareketin hedefinden bahsetmek istiyorum.


Yoga uygulamasında hedef daha çok nefesi kullanarak bedene belirli pozlar için alan açmaktır. Bedensel hareket yani fiziksel yoga pozları “asana” olarak isimlendirilir, nefes pratiklerine ise “pranayama” denir.


Yoga uygulaması ile zamanla, yavaş yavaş bedenimizde oluşmuş olan bu zırhı, dış kabuğu çözmeye başlarız ve nefes uygulamaları bunun için büyük bir destektir. Zaten iyi bir yoga uygulamasının içinde nefes farkındalığı her zaman olmalıdır. Bu sayede bedenimizde yıllar içerisinde yerleşmiş olan bu savunma yapısını yakıp, kül etmeye başlarız. Nefes, içinde yer alan oksijen sayesinde bu kalıpları yakma işleminde olmazsa olmazlardandır. Bedenimizde ve psikolojimizde büyük dönüşüm, yani bir nevi simya işlemi işte böyle başlar.



Yoga pozları ile hedefimiz dış kaslardan çok, daha iç